Her Kamyoncu Bir Şairdir Aslında!
Bu vesileyle; “Her kamyoncu bir şairdir” diyorum iç sesimle! Düşünün ki uzun yol şoförleri her akşam sizin, bizim gibi evinin yolunu tutamıyor. Yola bir çıkıyorlar, en azından 1 hafta kadar yoklar.

İnsanların iç dünyasını bilemezsiniz,
fakat içinizde, derinlerde bunu hissedebilirsiniz.

Daha önceki iş tecrübelerimden birinde lojistik işi yapıyorduk. Bu ortama girince sürekli giren çıkan tırların, kamyonların yeri geliyor birebir muhatabı olabiliyorsunuz. Özellikle uzun yola çıkınca sık sık gördüğümüz kamyon arkası yazıları ile yeri geldiğinde güldüren, yeri geldiğinde hüzünlendiren, duygulandıran bu insanlar o uzun ve meşakkatli yollara çıkarken ardında kim bilir hangi duygularını bırakıyorlar. İşte bu his bu yazının çıkış kaynağıdır.

Bu vesileyle; “Her kamyoncu bir şairdir” diyorum iç sesimle! Düşünün ki uzun yol şoförleri her akşam sizin, bizim gibi evinin yolunu tutamıyor. Yola bir çıkıyorlar, en azından 1 hafta kadar yoklar. Gözleri arkada, gönülleri yolda! İşte bu hissiyatı bana yaşatan bu postun kapak fotoğrafında yer alan kamyoncu arkadaşımızdır.

Kamyonunun arkasına yazdırdığı yazıda der ki;

Elini ver bana, bu son dansımız!

Bu yazıyı gördükten sonra, onlar için bir yazı kaleme almak istedim. Evinden, ocağından, sevdiklerinden ayrı olan bu insanların hislerine ortak olmak, onları bir nebze olsun anlamak, anlamlandırmak için bu satırları yazıyorum.

Yollara düştüklerinde yaşadıkları olaylar, başlarına gelen sıkıntılar, akıllarında hasret, vuslat!

Neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalıyor.

Çünkü yollara hasret bu insanlar,
Eşlerini, çocuklarını, gündelik hayatlarını her şeylerini özlüyorlar.
Bizler için normal olan onlar için kor bir ateş.
Yaktıkça yakıyor yüreklerini.

Kamyoncular neden kamyon arkasına yazı yazarlar?
Bu soru için bir cevabınız var mı?

–  Çok kısa da olsa şöyle bir cevap vermek istiyorum; “Bizi anlayın”

Bu hissi bir kamyoncu olmasam da bende yaşadım diyebiliriz. Anadolu’ya her gidişimizde en azından 1 hafta işimiz sebebiyle eve dönemezdik. O zamanlar bekardım tabi ama şimdi aynı işte çalışıyor olsam acaba ne yapabilirdim diye düşünmeden edemiyorum. Ardımda eşim ve oğlum yolumu gözleyecek. Bu nasıl bir dram!

Düşün ki henüz bebek olan yavrun her gidip geldiğinde yeni şeyler öğrenmiş, yenilikler katmış olacak kendi hayatına ve sen bunun sadece kısa süreli anlarında yanında olabileceksin. Kendi çocuğunun yetiştiğini kısacık anlarla fark edeceksin. Mesela düşün ki ilk adımlarını göremiyorsun. İlk kez “Baba” dedi ve sen duymadın. İlk kez ile başlayan ne kadar cümle varsa hepsine hasretsin kamyoncu!

İşte bu sebeple seni çok iyi anlıyorum.
İşte bu sebeple hislerine tercüman olmak istiyorum.

Son dansını her daim sana gülen yüzlerle yap!

Elini ver bana, bu son dansımız!

Kayıp Şehirli Kamyoncu’ya ithafen

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!

Facebook Yorumları